Pazartesi , Ocak 4 2021
DM Haber / Genel / Sosyal Medyanın Zararları

Sosyal Medyanın Zararları

1- Odaklanma Problemine sebep oluyor

Sosyal Medya platformlarda(Facebook, Twitter, İnstagram vb.) beynimiz, aynı anda farklı farklı konularda paylaşımlara maruz kaldığından dolayı; tek bir mevzuya değil aynı anda birden fazla mevzuya odaklanma telaşına düşüyor. Bu telaş uzun bir zaman dilimi içerisinde ise tamamen beyinde bir kaos ortamı oluşturuyor ve bu kaos artık beynimizin hiçbir mevzuyu ciddiye almaması ve ona tam olarak konsantre olmamasına sebep oluyor. Bu da çağımızın en büyük hastalıklardan biri olan Odaklanma Problemini doğuruyor. Bu hastalığa yakalanan insan hem yeni bir şeyi öğrenme konusunda hem de çevresindekilerle iletişim kurma konusunda büyük zorluklar yaşar.

2- Düşünme eylemini olumsuz etkiliyor

Odaklanma Problemini doğuran fazla sosyal medya kullanımı, odaklanma probleminin en temel sonuçlarından biri olan düşünme eylemindeki problemi doğurur. Hızlı hızlı akan paylaşımlar beynin paylaşımlardan birine daha fazla değer vermesini engeller ve üzerinde düşünme, onu analiz etme becerisini kaybeder. Düşünme eylemindeki körelme, zayıflama insanın doğru ile yanlışı ayırt etme meziyetini yok eder. Bu da sosyal medya paylaşımlarına körü körüne inanmasına ve farkına varmadan Hak ile Batılı karıştırmasına sebep olur.

3- Öğrenme kabiliyetimizi azaltıyor

Düşünme eylemindeki olumsuzluklar öğrenme kabiliyetimizi temelden etkiler. Çünkü öğrenme bir düşünce eyleminin sonucunda meydana gelen bir olgudur. Düşüncede problem yaşayan insan yeni bir şeyi öğrenme veya öğrenebilme konusunda mutlaka problem yaşar. Bununla birlikte insanın bir şeyi öğrenebilmesi ona odaklanması ve onu düşünce süzgecinden geçirip bağlantılar kurması ve analizler yapması gerekir ama sosyal medya hem odaklanma ve hem de düşünme problemine sebebiyet verdiği için bunun olması çok zor bir hal alır.

4- Ezberleme gücümüzü kırıyor

Bir şeyi ezberlemek için öncelikle onu öğrenmemiz gerekiyor. Öğrenme kabiliyetimiz ne kadar yüksekse ezberleme kabiliyetimiz de o minvalde yüksek olur. Öğrenme kabiliyetimizi körelten her şey aynı zamanda ezberleme kabiliyetimizi de köreltir. Ve yine sosyal medyadaki paylaşımlar, görseller beynimizde hızlı hızlı akıp bilinçaltımızı etkilemesi ve beynimizi boş yere uzun bir süre yorması; beynimizin ezberleme kabiliyetini muazzam bir şekilde ekiler. Eğer ezberleme probleminiz varsa; başta sosyal medya ve boş işlerle beyninizi yormaktan hemen vazgeçin. İnanın çok kısa bir zaman sonra beyninizin ne kadar kolay bir şekilde ezber yaptığını göreceksiniz.

5- Duygusal travmalara neden oluyor

Sosyal medya mecrası duygu karmaşıklığın en yoğun yaşandığı mecra. Bir paylaşıma üzüntü işareti koyarken bir sonra gelen paylaşıma gülme işareti koyabiliyoruz. Birinde kızarken hemen bir diğerine sevinçli olduğumuzu ifade edebiliyoruz. Bu duygu karmaşıklığı uzun bir zaman sonra bizlerde duygu travmasına sebep oluyor. Duygu yeteneğimizi kaybetmemize ya da mantıksız duygusal tepkiler vermemize sebep oluyor. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki bu tarz duygu karmaşıklıkları belli bir zaman sonra duygusuz, ruhsuz, sosyal hayattan kopuk, olaylara mantık ve bilinçten uzak duygusal tepkiler veren insan profili oluşturuyor. Bu ise hepimiz için çok tehlikeli bir durum.

6- Geçmiş ve gelecek ile bağlarımızı kesiyor

Sosyal medyada insanlara günü birlik yaşama, günü birlik tepkilerini gösterme aşılanıyor. Sosyal medyada dün ve yarın yoktur, varsa sadece bugün hatta bu an vardır. Halbuki geçmiş ve gelecek ile bağı koparılmış bir anın yada bir günün hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Sosyal medya bu konuda tamamen profesyonel bir şekilde toplumların, insanların geçmiş ile gelecek arasındaki bağı kopartmanın çalışmasını yürütüyor. İnsanlık anlık tepki vererek dünün problemlerini unutuyor ve gelecek için plan yapmayı pas geçiyor. Sosyal medyada trend olan bir konu ertesi gün hiç yaşanmamış gibi kabul ediliyor. Bir çoğumuz buna şahit olmuşuzdur.

7- Göz sağlığımıza büyük zarar veriyor

Sosyal medyanın doğuşu ile birlikte insanların telefonları ile olan birliktelikleri daha da güçlü hale geldi. Öyle ki telefon ile uyuyoruz telefon ile kalkıyoruz. Helada bile telefonu elinden düşürmeyen insanlarımız var. Yemek yerken, sohbet ederken, arabaya binerken, yolda yürürken telefon bizim hayatımızda. Telefonla olan birlikteliğimizin yüzde 90’ını sosyal medya kapsıyor. Yani kısacası eskiden 10 dakika telefon ile meşgul olan biri bugün 2 saate yakın telefon ile meşgul oluyor. Eskiden gözleri 10 dakika mavi ışığa maruz kalan insan, bugün 2 saate yakın bir süre gözleri mavi ışığa maruz kalıyor. Mavi ışık dalgalarının göze verdiği zarar hepimizce malum. Mavi ışığa daha fazla maruz kalan gözlerimiz eskiye nazaran daha fazla zarar görüyor ve sağlığını kaybediyor. Tabii olay sadece bununla bitmiyor. Uzun süre elektronik cihazlara odaklandığımız zaman gözlerimizin doğal refleksi olan açılıp kapanma refleksimizi gayri doğal bir şekilde etkiliyoruz. Yani açılıp kapanma refleksimizin doğallığını bozuyoruz. Bu da hepimize göz ağrılığı, baş ağrılığı olarak geri dönüyor. Aman dikkat diyoruz. Göz sağlığınızı bir hiç uğruna kaybetmeyin.

8- Algılarla yönetilmemize sebep oluyor

Bugün hayatımızda her şeyimizi dışarıdan oluşturulan algılar belirliyor. Aldığımız kıyafetten, kullandığımız diş macuna kadar her şey algılarla belirleniyor. Buna kısaca algı operasyonları diyoruz. Hangi partiye oy vereceğimizden, hangi olaya nasıl tepki vereceğimizden kimi sevip kimi sevmeyeceğimizden her şeyimizi algılarla yönetiyorlar ya da yönetmeye çalışıyorlar. Bunu da en rahat şekilde sosyal medya vasıtasıyla yapıyorlar. Yukarıda da ifade ettik. Odaklanma problemi ve onu takip eden düşünme kabiliyetinin körelmesi sonucunda biz neyin Hak neyin batıl olduğunu, neyin zararlı neyin faydalı olduğunu ayırt etme becerimizi kaybediyoruz. İşte tam burada biz dışarıdan oluşturulan algıların kurbanı haline geliyoruz. Bize ne verirlerse; onu kabul ediyoruz, esasen etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü o anda sağlıklı düşünme yetimizi kaybetmiş oluyoruz. Ve böylece hangi partiyi başta görmek istiyorlarsa; o partiye oy vermiş oluyoruz. Hangi elbiseyi bize satmak isterlerse; o elbiseyi almak zorunda kalıyoruz. Kısacası artık biz kontrol edilen ve uzaktan komuta edilen bir robot haline geliyoruz.

Sosyal Medyanın olası tehlikelerinden sekizini yukarıda ifade etmiş olduk. Şunu bilelim ki her şeyin çoğu zarar. En şifalı bal dahi fazla yenildiği zaman insanın ölümüne sebep olabilir. Bu hayat her birimiz için çok önemli. Çünkü bu hayat sonsuz bir hayatın kazanılması için bir imtihan hayatı. Kaybetmeye lüksümüz yok. Onun için de kontrolümüzü başkalarının eline verme lüksümüz yok. Sağlığımıza zarar vermeye, psikolojimizin bozulmasına, duygusal travmalar yaşamamıza, ezberleme kabiliyetimizi köreltmeye, öğrenmemizi zorlaştırmaya, düşünmemizi yok etmeye, odaklanma problemi yaşamaya evet diyemeyiz.

Bugünden sonra doğru ve etkili bir şekilde sosyal medya kullanımı için kendimize söz verelim. Etrafımızdaki insanları bu konuda uyaralım.

DM Haber – İçerik Geliştirici Ekibi

Buna da bir göz atınız!

Seyahat yasağı gelebilir! Bilim Kurulu üyesi açıkladı

Seyahat yasağı gelebilir. Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof.Dr. Necmi İlhan salgının düşürülmesinin seyahat yasağı gibi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.