Salı , Temmuz 6 2021
DM Haber / Genel / Kaybettiğimiz her diş birer organdır

Kaybettiğimiz her diş birer organdır

”Kök ucunda apse olan bir diş, tedavi edilmemiş iltihaplı dişetleri, çürükten dolayı dişte oluşan boşluğa yerleşmiş bakteriler kalbimizi, böbreklerimizi, bademciklerimizi, eklemlerimizi sürekli tehdit ettiği gibi diyabetin, mide-bağırsak rahatsızlıklarının seyrini de ciddi anlamda etkilemektedir.”

Toplum sağlığı hususunda fikir sahibi olmak için bakacağımız en stratejik noktalardan biridir ağız-diş sağlığı. Toplumsal gelişmenin ölçülerindendir de aynı zamanda. Fert fert hepimiz ağız ve diş sağlığımıza çok önem verdiğimizi ve sağlığımızı koruduğumuzu düşünürüz. Oysa yaptığımız basit hatalar nedeniyle sonuç hiç de beklediğimiz gibi olmaz. Bu yazımızda ağız bölgesi sağlığımızın vücut sağlığımızla ilişkisinden bahsedeceğiz:

Her şeyden önce şunu kesin olarak bilmeliyiz ki her bir dişimiz birer organdır ve her birinin kaybı bir organ kaybı demektir. Sayılarının diğer organlarımızdan fazla olması sizleri şaşırtmasın. Konumu ve formu gereği farklı işlevleri olan her bir diş kendi boşluğunu doldurup kendine biçilen görevi ifa edebilir.

Dişlerimiz, çene kemiğine kısmen esnek bir yapıyla tutturulmuş, etrafı dişeti dediğimiz yumuşak bir yapıyla çevrelenmiş, hem konuşmamızı, hem beslenmemizi, hem özgüvenle sosyalleşmemizi sağlayan, vücudumuzun ve kişiliğimizin dışarıya açılan en önemli penceresidir. Aynı zamanda vücut sağlığımızı da doğrudan ve dolaylı etkileyen çok önemli bir yolağzıdır. İlkokulda öğrendiğimiz temel bir bilgidir “sindirim ağızda başlar.”.  Sağlıklı dişler iyi bir çiğneme, sağlıklı dişetleri yemeğin lezzetini tam olarak algılamak demektir. Zira ağzında çürük dişi olan birisi, çürüğün oluşturduğu boşluklara sürekli gıda kaçıp rahatsız ettiği için iyi bir çiğneme gerçekleştiremez ve gıdaları kısmen bütün yutar. Dişeti hastalığı olan birisi ise çiğneme sırasında dişetlerinden sızan kan ve iltihaptan dolayı yediği yiyeceğin tadını olduğu gibi alamaz. Çürük dişlerin ve hasta dişetlerinin neden olduğu kötü kokudan dolayı sosyal ilişkilerin olumsuz etkilenmesi ise ayrıca önemli bir sorun olarak karşımıza çıkar. Herhangi bir nedenle kaybedilmiş dişlerin geride bıraktığı boşluksa çiğnememizden tutun da konuşmamıza hatta vücudumuzun postüründe(duruşunda) bozulmalara kadar bir dizi olumsuz etkilere neden olabilir. Bununla beraber bazı kronik hastalıkların seyrinde de diş ve dişeti hastalıklarının çok önemli bir rol oynadığı kesin olarak bilinmektedir. Kök ucunda apse olan bir diş, tedavi edilmemiş iltihaplı dişetleri, çürükten dolayı dişte oluşan boşluğa yerleşmiş bakteriler kalbimizi, böbreklerimizi, bademciklerimizi, eklemlerimizi sürekli tehdit ettiği gibi diyabetin, mide-bağırsak rahatsızlıklarının seyrini de ciddi anlamda etkilemektedir.

Ağız ve dişler her ne kadar dışa açık bir ortam gibi görünseler de meydana gelen sorunların teşhisinin çoğu zaman çıplak gözle yapılması mümkün olmaz. Vasat bir göz, vasat bir ışık altında ancak bütünüyle ortaya çıkmış bir çürüğü veya dokunulduğunda kanayan bir dişetini fark edebilir. Oysa yılda bir diş hekimi kontrolüne gitmek başlangıç safhasındaki çürüklerin, henüz ciddi boyutlara ulaşmamış dişeti hastalıklarının rahatlıkla tespit edilip hem çok daha basit müdahalelerle hem çok daha düşük maliyetlerle tedavi edilmesini sağlar. Şunu asla unutmamak gerekir ki dişlerde ve dişetlerinde başlamış bir sorun, sadece ilaç almakla asla tedavi olmaz. Ve gecikilen her gün, hastalığı bir sonraki aşamaya götüreceği için tedavi yöntemi ve sürecini de daha zorlaştıracaktır. Çürük veya dişeti hastalığından doğan kayıplar, telafi edilmeye çalışılsa da orjinali gibi olması mümkün olmayacaktır. En iyi tedavi, diş ve dişeti sağlığının bozulmamasıdır. Ki bozulmaya başladıysa en kısa zamanda ve hiç zaman kaybetmeden tedavisinin yapılmasıdır. Zira dişeti hastalığının ileri aşamalarında dişi ağızda tutan kemiklerde erimeler olur ve bir zaman sonra diş, kemik desteğini kaybedeceği için sallanır ve düşer. Bu kayba neden olan kemikteki erime kolay kolay yerine koyulamaz. Hatta bazen öyle ciddi kemik kayıpları olur ki implant yapmak istesek dahi implantı yerleştirebileceğimiz kemik bulamayız. Tedavi için kaçırılan fırsatı şöyle özetleyebiliriz: Geç gelen teselli, idamdan sonra gelen affa benzer…… Dişinizi kaybettikten sonra, dişeti hastalığından dolayı kemiğinizi kaybettikten sonra bunların öneminin farkına varmanız ancak çocuklarınıza veya torunlarınıza “Dişlerine iyi bak, dişsizlik çok zormuş. Şimdiki aklım olsa…..” nasihatleri etmenize yarar…

Sevilay Şen – Diş Hekimi

Buna da bir göz atınız!

Ortadaki suçun üç ortağı!

Son günlerde bir çok dehşet verici haber duyduk, izledik, şahit olduk. Bu haberlerin çoğunluğu gençlerin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.